Yüzeyde neşeli kahkahalar ve aile yemekleriyle geçen masum bir yaz tatili, Erdem’in iç dünyasında fırtınalı bir vicdan muhasebesine dönüşür. Geçmişteki bir trajedinin sorumluluğunu ruhunda taşırken ailesine hiçbir şey yokmuş gibi davranmak her geçen gün zorlaşır. Gerçek huzurun sevdiklerinin beklentilerini karşılamaktan değil, kendi vicdanını özgürleştirmekten geçtiğini anlayan ressam, ailesinden gizlediği taze bir başlangıcın peşine düşer.