Riley’nin hayatı, arkadaşının ansızın ortadan kaybolmasıyla altüst olur. Onu ararken yıllardır gördüğü gece kâbuslarının kayboluşla bağlantılı olabileceğini fark eder. Kâbuslar gerçeğe dönüştükçe Riley, karşısındaki iblisle savaşmanın yolunun yalnızca onu durdurmaktan değil, geçmişinde sakladığı trajedinin üstüne gitmekten geçtiğini anlar.