Sadece düşmanla değil, kendi bedeninin ve zihninin sınırlarıyla da savaşan bir adamın hikayesi. Ağır yaralarından kurtulup Kosova görevini kabul eden Mirsad, geçmişin hayaletleri ve yaralanmanın getirdiği zafiyetlerle yüzleşmek zorundadır. Haris’in sarsılmaz dostluğu ve Mete Albay’ın stratejik zekasıyla birleşen bu yolculuk, adalet uğruna bedenini hiçe sayan bir askerin insanüstü iradesini ve sadakatini gözler önüne seriyor.